ELEŞTİRİNİN NABZI KERTENKELE'DE ATIYOR !
-Kertenkele Edebiyat ve Düşünce Dergisinin 14. Sayısı-
Ordu-Ünye merkezli Kertenkele Edebiyat ve Düşünce Dergisinin 14. yolculuğu, kazandığı yeni ivmelerle devam ediyor. Esasa ilişkin olarak eleştirinin nabzı Kertenkele'de atıyor. Kertenkele , her sayısıyla Türk Şiir Eleştirisinin sıkı yapıtına yeni metinler kazandırıyor. Günümüz şiiri bu dergide lirikten epiğe yeni ve özgün okumalara tabi tutuluyor. Erdem Bayazıt' tan Lale Müldür' e Furkan Çalışkan' dan Mustafa Akar' a Türk şiirine yönelik eleştirel bakış açıları kendi içinde çeşitlilik ve derinliği de barındırıyor. Kısıtlı imkânlarla yolculuğuna devam eden Kertenkele' de müzik yazısından roman incelemesine tam bir çeşitlilik hakim.
Kertenkele' de yer alan imzalar ve yazılar şöyle:
Kertenkele: İç Söz
Ezra Cenker : İlk Şiirler' den
Mustafa Celep: Çıkış İçin Yeni Bir Macera
Bülent Keçeli: Aşırı Oğul
Orhan Tepebaş: Mürekkep Düşleri
Fatih Çodur: Atletik Muhtarın Adaleti
İshak Koç: Renk Şüphe Ve Çizgiler
Muammer Yavaş: Cinnet Notları 3-4
Muhammet Eroğlu: Çığlığını Böldü Yarım Kalmış Islık
Muhammet Hüküm: Selim İleri' nin Romanı ve Romancılığı
Selçuk Küpçük: Popüler Kültür Karşısında Bir Sığınak Olarak Erkan Oğur' un Müzikal Duruşu
Mustafa Celep: Lirizme Üç Kitap
Mustafa Celep: Mücadeleci Şiir
Orhan Tepebaş: Lale Müldür Şiiri Üzerine Genel Bir Bakış
Serdar Akdağ: Dengede Bir Karşı Duruşun Şiiri (Erdem BAYAZIT)
Hakan Özen: Çukur
Muhsine Arzu Ayan: Kunde Kor-Kör Baykuş-Sadık HİDAYET
Ali Rıza Güç: Kayıp Öküz
C.Ali Ahmet: Ey (Erdem BAYAZIT)
C.Ali Ahmet: Bugünün Türk Şiiri Üzerine Konuşmalar
C.Ali Ahmet: Şiir İşleri-2
Adres : Kertenkele Kitap-CafeKaledere Mh. Belediye Cd. PTT YanıÜnye / Ordu0 505 573 32 71
Yazışma Adresi :P.K.3 Fatsa-ORDU
İstanbul İrtibat : Zen Yayıncılık - Kitap KültüreviSelami Ali Efendi Cd. Huzur Çarşısı No: 9 / 21 Üsküdar / İstanbul0 216 553 33 73
E-mail : kertenkeledergisi@gmail.com
12 Ekim 2008 Pazar
14 Ağustos 2008 Perşembe
Drina Köprüsü
Balkanlarda, kitabın yazıldığı 20. yüzyılın ortalarından 350 yıl öncesine kadar olan olayları ve balkan insanın yaşantısını ve kozmopolitliğini yapılan bir köprü üzerinde anlatan bir romandır. "Drina Köprüsü" bir romandan ziyade bir tarih kitabı gibi olayları sosyal yönleriyle de içeren bir kitap olarak göze çarpıyor.Drina köprüsünü 3 kısma ayırırsak, 1.kısım köprünün yapılışı, 2.kısım köprünün yapımından müslüman idarenin yani Osmanlı hakimiyetinin son bulmasına kadar olan bölüm, son kısmı ise Osmanlı idaresinin son bulması ve Avusturya-Macaristan imparatorluğu idaresi ve bu idareye karşı ayaklanmalar ve yerli halkın sıkıntıları, bu arada yaşanan değişim ve milliyetçilik akımları olarak özetleyebiliriz.
Balkanlarda yaşanan hızlı tarihi değişimleri konu edinen kitap bu değerli tarihi bilgilerin yanı sıra yöre halkının sıradan insanlarının sade fakat iz bırakan hayatlarını da bölümler halinde işlemektedir.
Devşirme olan Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa Balkan kökenli olduğundan geldiği yer olan Bosna-Hersek'e ölümsüz bir eser bırakmak niyeti ile Drina nehri üzerine bir köprü yaptırmak ister. Yerli halkın ilk başta ne olduğunu anlayamadığı, inşaatın uzaması ve baskılarla belli bir noktadan sonra yılgınlık gelip köprünün tamamlanmasını istememesi iyi ve kötü yönetimin arka arkaya gelmesi ilk bölümün konusudur. Köprünün yapılması sırasında her bölümde olduğu gibi tarihe ışık tutan yerli halkın yaşantısı aralara serpiştirilmiş olarak bulunmaktadır. Köprünün baştan itibaren yapılışına pek hoş bakmayan yerli halk köprü bittiğinde o zaman için olağanüstü olan bu eser karşısında hayranlığını gizlememiş ve köprünün yapılışına çok sevinmiştir.
Drina köprüsünün bitmesi ile kasaba, çevre yerleşim yerleri arasında önem kazanmaya başlamış ve içine kapanık olan kasaba ticareti köprü sayesinde canlanarak önemli gelişmeler olmaya başladı. 2. bölüm Osmanlı hakimiyetinin balkanlarda zayıflaması ile son bulmakta ve köprünün giderek artan önemi ile değişen koşulları anlatmaktadır.
3. bölümde ise Osmanlının iyice zayıflamasıyla Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun fazla zorlanmadan Balkanlarda egemenlik kurmasıyla başlamaktadır. Yerli halk (hıristiyan ve müslümanı ile) uzun süre Osmanlı idaresine alışmış iken bu yeni idare başta çekingenlikle karşılanmıştır. Fakat bir süre sonra yeni idareye alışıp yeni hayat biçimini benimsemişlerdir. Gelişen hayat koşulları, ticaretin ilerlemesi Avrupa'nın belirli sahalarda Osmanlının önüne geçmesi ile dünyada pek çok şey değişmiş ve kasabada bu değişik hayat tarzına alışmıştır. Fakat belki bir süre sonra yeni medeniyetin kötü yanları ortaya çıkmaya başlamıştır. Ekonominin de bir süre sonra kötüye gitmeye başlaması, milliyetçi akımlarının ilerlemesi; Sırpları bağımsızlık için isyanlar çıkarmaya teşvik etmektedir. Küçük çaplı isyanlar yavaş yavaş büyür ve balkanların her yerinde kanlı mücadeleler başlar. Gittikçe kötüye giden koşullar sonunda her şey iyi olacak diye umut belirdiği anda Avrupa da siyasi cinayetler sonucu 1. Dünya savaşı patlak verir. Drina nehri üzerine yapıldığı tarihten itibaren kasaba ile birleşen köprü acımasız savaşta yıkılarak balkan tarihindeki yerine son noktasını koyar.
İster müslüman olsun, ister hıristiyan, ister yahudi, insanlar yaşadıkları yerde bir kültür birliği, deyim yerinde ise bir kader birliği oluşturarak birlikte acıları ve mutlulukları yaşamakta değişim karşısında birbirlerinden çok farklı olmayan biçimlerde etkilenmektedirler. Bu romanda farklı dinlerden olan bu insanların tarihsel süreç içinde özel yaşantıları ile toplumun genel durumu usta bir şekilde tarihi bir köprünün hikayesi etrafında birleştirilerek anlatılmış ve balkan tarihine değişik bir şekilde ışık tutulmuştur.
Drina Köprüsü, şüphe yok ki, geçtiğimiz yüzyılın en büyük romanlarından biri. 1961'de İvo Andriç'e layık görülen Nobel Ödülü, edebiyat dünyasında, özel olarak bu kitaba verilmiş gibi kabul edildi; kitap o yıllarda Türkiye'de de büyük ilgi gördü. Drina Köprüsü, hiç eskimeyecek değerinin ötesinde, kırk - elli yıl sonra, 1990'ların Yugoslavyası'nda yeniden güncellik kazandı. Acı bir vesileyle, ülkedeki çok milletli, dinli, çok kültürlü hayatı tahrip eden iç savaşlar silsilesiyle... Bu eseri savaşın hemen bütün tarafları bir şekilde sahiplendiler. Kimileri de, Sırpların, Hırvtaların, Müslümanların bir arada olamazlığının belgesi gibi "okuttular" bu romanı. Drina Köprüsü, eski Bosna'nın, orada yaşayan herkesin paydaş olduğu hayatına dair, bu hayatın milliyetçilikler çağında nasıl değiştine dair bir roman. Belki de bir romans demek lazım - bir millete, cemaate değil de bir ülkeye, bir vatana adanmış bir aşk romanı. İvo Andriç'in bu başyapıtı, Osmanlı'da farklı toplulukların nasıl bir arada yaşadığını geniş bir görüşle ve incelikle tasvir ediyor. Anlatılan ne müthiş bir uyum hikayesi, ne de mutlak bir zulüm hikayesi. Kimliklerin, dinlerin, devletlerin ve de her şeyin ötesinde, içinde insanların olduğu, karmaşık, zengin bir hayat tablosu. Zaten Drina Köprüsü'nü büyük roman yapan da bu: Osmanlı, Bosna, Sırplar, Müslümanlar vs. meselelerini okura tamamen unutturabilen bir büyük roman.
İvo Andriç'in hayatı ve eserleri:
İvo Andriç, 1892'de Travnik yakınlarında Dolac'ta doğdu. Zagreb, Viyana, Krakow'da sürdürdüğü eğitimini Graz Üniversitesi'nde verdiği ''Osmanlı Yönetimindeki Bosna-Hersek'te Kültür Yaşamı'' konulu doktora tezi ile tamamladı. Adını ilk kez lirik düzyazılarını biraraya getiren Ex Ponto (1918) adlı eseriyle duyurdu. Birinci Dünya Savaşı sırasında milliyetçi etkinliklerden dolayı Avusturya-Macaristan yetkilileri tarafından bir süre gözaltında tutuldu. Savaşı izleyen yıllarda Yugoslav Dışişleri Bakanlığı'nda çalıştı; Budapeşte, Madrid, Cenevre ve Berlin'de dış görevlerde bulundu. Ülkesinin zengin etnik kimliğini işlediği, en önemli iki romanı olan Travnik Günlüğü (1945) ve Drina Köprüsü (1945) İkinci Dünya Savaşı yıllarında yazdı. Yirmi dile çevrilerek İvo Andriç'i dünya çapında üne kavuşturan Drina Köprüsü ona bir Nobel Edebiyat Ödülü (1961) kazandırdı. 1975'te Belgrad'da ölen İvo Andriç'in Türkçeye çevrilen eserleri şunlardır: Ver Elini Çocukluk, Uğursuz Avlu, Irgat Siman ve Bosna Hikayeleri.
Drina Köprüsü- İvo Andriç
İletişim Yayınları
4.baskı, 2004
Etiketler:
drinaköprüsü
08 Ağustos 2008 Cuma
"Bir nokta" edebiyat dergisi
“Bir nokta” edebiyat dergisinin 79.sayısı (Ağustos 2008) yayımlandı. Dergide şair Erdem Bayazıt’a adanmış şiirler ve yazılar yer alıyor. Erdem Bayazıt’ın hayatta iken işaret ettiği “Üsküdar Risalesi” çevresinde yazılan şiirler, bu dosya çalışmasını farklı kılıyor ve zenginleştiriyor. “Bir nokta” edebiyat dergisinin bu sayısında yer alan yazı başlıkları ve isimler:Gölgelerinde Boy Attığımız Soylu Ağabeylerimizden Erdem Bayazıt- Süleyman Çelik
Yaşayıp Gidiyorduk Yâ Hu- Resul Tamgüç
Bir Rüzgârdı- Mahmut Avcı
“Üsküdar Risalesi”ne Zeyl- Necmeddin Atlıhan
Üsküdar’dan Beyazıt’a- Mustafa Burak Sezer
Çocuk ve Üsküdar- Resul Tamgüç
Gamze/De- Sıddık Ertaş
Üsküdar’da Sabah- Mürsel Sönmez
Desen- Ulvi Ali Birkardeşler
Beylerbeyi’ne Uğrayan Şairler, Yazarlar- Nurettin Durman
“Ölümsüz Çiçekler- S.Seher Nil
Gittikçe Azalarak Bütün Yüreklerde Çoğalıyoruz- Mesut Doğan
Flama- Vsevelod M. Garshin (Çeviren: Fatih Kınalı)
Uzun Gün- Mustafa Oğuz
Dut Yaprağı ve Atlas- Cemal Kılınç
Kuyu- Murat Soyak
Takvim- Adem Yazıcı
Gelecek Vasiyet- Alpaslan Durmuş
Söylesem Denizce- Recep Baydemir
İnsan Gittiği Yere Kendisini Götürmeli- Mesut Doğan
Şehir Kültürüne Dair Bilincimizi Tazelemek İçin- Ahmet Öztürk
Uyku- Onat Bayındır
Yunus Emre’den iki şiir
Derginin sunuş yazısında yer alan bir tespit: “Edebiyat, insanın ve hayatın, varlığın ve olan bitenin izini sürer, sürmelidir.”
“Bir nokta” edebiyat dergisi 8. yılında güzel yürüyüşünü sürdürüyor. Ülkemizde bir edebiyat dergisi için bu süreklilik ve istikrar önemli bir aşamadır. Daha nice yıllara bereket ve güzellik ile…
İrtibat:
Örnek Mahallesi 35. Cad. No: 26 Üsküdar / İstanbul
0216 324 36 05
Etiketler:
birnokta
05 Ağustos 2008 Salı
"Aşkar" dergisi

“Aşkar” iki ayda bir çıkan edebiyat, sanat dergisi.Derginin 3.sayısı (Temmuz-Ağustos 2008 ) yayımlandı. Bu sayıda yer alan yazı başlıkları ve isimler:
Folia- İlhan Kayhan
Türk Şiiri Yaşıyor- İdris Ekinci
Ateş Bandosu’ndan Cenk Marşları- Mustafa Uçurum
Kapı- Gülsüm Ceran
Dilin İmkânlarına Yaslanan Şair: Metin Eloğlu- Ferhat Nabi Güller
Aramızdaki Şair: Behçet Necatigil- Mustafa Melih Erdoğan
Esrâr Bir Galip- Aziz Mahmut Öncel
Ziya Osman Saba’yı Anarken- İlhan Kayhan
Ketebe- Mustafa Melih Erdoğan
Kıpkırmızı- Mustafa Çiftçi
Yorgunluk Şiiri- Aziz Mahmut Öncel
Kristal Kalp- Necati Demir
Aşk Gelir Cümle Dertler Tükenir- Naci Akay
Unutmak İçin- İhsan Irmak
“Karaşın Yazılar-Yeraltı Uzlaşması” alt başlığı ile yayımlanan “Aşkar” dergisinin bu sayısında özellikle şiir, şair odaklı yazılar ağırlıkta. Şiirimizi okuma, anlama, anlatma çabası belirgin. Emek verenlere selâm olsun !..
İrtibat:
askardergisi@gmail.com
idrisekinci58@hotmail.com
0505 2609347
Aydoğan Mah. 15. Sokak No:3/2
SİVAS
Folia- İlhan Kayhan
Türk Şiiri Yaşıyor- İdris Ekinci
Ateş Bandosu’ndan Cenk Marşları- Mustafa Uçurum
Kapı- Gülsüm Ceran
Dilin İmkânlarına Yaslanan Şair: Metin Eloğlu- Ferhat Nabi Güller
Aramızdaki Şair: Behçet Necatigil- Mustafa Melih Erdoğan
Esrâr Bir Galip- Aziz Mahmut Öncel
Ziya Osman Saba’yı Anarken- İlhan Kayhan
Ketebe- Mustafa Melih Erdoğan
Kıpkırmızı- Mustafa Çiftçi
Yorgunluk Şiiri- Aziz Mahmut Öncel
Kristal Kalp- Necati Demir
Aşk Gelir Cümle Dertler Tükenir- Naci Akay
Unutmak İçin- İhsan Irmak
“Karaşın Yazılar-Yeraltı Uzlaşması” alt başlığı ile yayımlanan “Aşkar” dergisinin bu sayısında özellikle şiir, şair odaklı yazılar ağırlıkta. Şiirimizi okuma, anlama, anlatma çabası belirgin. Emek verenlere selâm olsun !..
İrtibat:
askardergisi@gmail.com
idrisekinci58@hotmail.com
0505 2609347
Aydoğan Mah. 15. Sokak No:3/2
SİVAS
Etiketler:
aşkar
20 Haziran 2008 Cuma
TYB Kültür ve Sanat Yıllığı 2008 Çıktı

Türkiye Yazarlar Birliği tarafından hazırlanan Kültür ve Sanat Yıllıklarının 21.si yayınlandı.
Türkiye’nin bir yıllık kültür sanat envanterinin sahalarında uzman kişiler ve bilim adamlarınca değerlendirildiği Kültür ve Sanat Yıllığı 2008’i Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Doç. Dr. Hicabi Kırlangıç, şu ifadelerle sunuyor: “Kendi faaliyetlerimizin yanında ülkemizde ortala konan faaliyetleri, meydana gelen olayları ve yaşanan gelişmeleri de yakından takip etmeyi, bu gelişmeler karşısında tavrımızı ortaya koymayı, yapılan faaliyetleri irdelemeyi ve olan bitenlerle ilgili söylenecek sözümüzü söylemeyi de hep görev ve sorumluluklarımız arasında gördük. Bunun sonucu olarak da aksatmadan yayımladığımız yıllıklar ortala çıktı. Türkiye Kültür ve Sanat Yıllıkları, Türkiye’nin yakın tarihini doğru ve kapsamlı okumayı sağlayacak büyük birikim olarak kütüphaneleri süslemeye devam edecektir.”
İbrahim Ulvi Yavuz ve Rıfkı Kaymaz tarafından yayına hazırlanan Türkiye Kültür ve Sanat Yıllığı 2008’de yer alan başlıklar ve imzalar şöyle:
Sunuş: Doç. Dr. Hicabi Kırlangıç, 2007’de Ekonomi ve Siyaset (Doç. Dr. Mustafa Acar), Siyaset ve Toplum (Dr. Faruk Yılmaz), 2007’de Çalışma Hayatı (Tarkan Zengin), 2007’de Hukuk (Dr. Faruk Yılmaz, Av. Muhammed Murat Göl), Kültürel Bakış Başka Bir Açıdan Değerlendirme 2007 Yıllığına Giriş (Ömer Işık), 2007’de Dinî Hayatımız (Prof. Dr. Ali Yılmaz), Şiir/2007’de Şiir (Ali K. Metin), Hikâye/ 2007’de Türk Hikâyesi (Kâmil Yeşil), Roman /2007 Yılını Geride Bırakırken (Doç. Dr. Osman Gündüz), 2007’de Çocuk Edebiyatı (Yrd. Doç. Dr. Zeki Gürel), Dilimiz/ Türkçenin Seyir Defteri (Dr. Murat Küçük), Deneme, İnceleme, Tenkit (Doç. Dr. Hicabi Kırlangıç), Yayın Dünyası/ 2007’de Hatırat Kitapları (Prof. Dr. Ali Birinci), Sinema/ Türk Sineması Patlama Yaptı (Gülcan Tezcan Arslan), Basın/ 2007’de Türk Medyası (M. Mehmet Gül), Dergiler / 2007 Dergileri Üzerine Bibliyografik Bir Tarama (Turhan Yusuf Günaydın), Eğitim/ 2007’de Eğitim (Ayşe Hümeyra Yılmaz), Musîki/ Türk Tasavvufî Müzik Kültürü ve Semah (Yrd. Doç. Dr. Murat Karabulut), Radyo Televizyon/ Görsel ve İşitsel Medyanın Gündemi (Mehmet Emin Genç), Folklor / Halk Kültürü Bağlamında Kültürel Turizm, Tarihî Evler ve Animasyon İlişkisi (Yrd. Doç. Dr. Murat Karabulut), Plastik Sanatlar/Geleneksel Türk Sanatları (Öğretim Görevlisi, Fatih Özkafa), Mizah/ Sizce ve Bizce Şöyledir Mizah (Erbay Kücet), Elektronik Yayıncılık (Aruz Vezninin Bilgisayarla Çözümlenmesinde İleri Aşamalar (Yrd. Doç. Dr.Atakan Kurt, Prof. Dr. Mehmet Kara, Prof. Dr. Cihan Okuyucu), Türkiye’de ve Dünyada Olaylar Kayıplar (İbrahim Ulvi Yavuz).(Türkiye Kültür ve Sanat Yıllığı, TYB Yayını, Ank. 2008)
Türkiye’nin bir yıllık kültür sanat envanterinin sahalarında uzman kişiler ve bilim adamlarınca değerlendirildiği Kültür ve Sanat Yıllığı 2008’i Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Doç. Dr. Hicabi Kırlangıç, şu ifadelerle sunuyor: “Kendi faaliyetlerimizin yanında ülkemizde ortala konan faaliyetleri, meydana gelen olayları ve yaşanan gelişmeleri de yakından takip etmeyi, bu gelişmeler karşısında tavrımızı ortaya koymayı, yapılan faaliyetleri irdelemeyi ve olan bitenlerle ilgili söylenecek sözümüzü söylemeyi de hep görev ve sorumluluklarımız arasında gördük. Bunun sonucu olarak da aksatmadan yayımladığımız yıllıklar ortala çıktı. Türkiye Kültür ve Sanat Yıllıkları, Türkiye’nin yakın tarihini doğru ve kapsamlı okumayı sağlayacak büyük birikim olarak kütüphaneleri süslemeye devam edecektir.”
İbrahim Ulvi Yavuz ve Rıfkı Kaymaz tarafından yayına hazırlanan Türkiye Kültür ve Sanat Yıllığı 2008’de yer alan başlıklar ve imzalar şöyle:
Sunuş: Doç. Dr. Hicabi Kırlangıç, 2007’de Ekonomi ve Siyaset (Doç. Dr. Mustafa Acar), Siyaset ve Toplum (Dr. Faruk Yılmaz), 2007’de Çalışma Hayatı (Tarkan Zengin), 2007’de Hukuk (Dr. Faruk Yılmaz, Av. Muhammed Murat Göl), Kültürel Bakış Başka Bir Açıdan Değerlendirme 2007 Yıllığına Giriş (Ömer Işık), 2007’de Dinî Hayatımız (Prof. Dr. Ali Yılmaz), Şiir/2007’de Şiir (Ali K. Metin), Hikâye/ 2007’de Türk Hikâyesi (Kâmil Yeşil), Roman /2007 Yılını Geride Bırakırken (Doç. Dr. Osman Gündüz), 2007’de Çocuk Edebiyatı (Yrd. Doç. Dr. Zeki Gürel), Dilimiz/ Türkçenin Seyir Defteri (Dr. Murat Küçük), Deneme, İnceleme, Tenkit (Doç. Dr. Hicabi Kırlangıç), Yayın Dünyası/ 2007’de Hatırat Kitapları (Prof. Dr. Ali Birinci), Sinema/ Türk Sineması Patlama Yaptı (Gülcan Tezcan Arslan), Basın/ 2007’de Türk Medyası (M. Mehmet Gül), Dergiler / 2007 Dergileri Üzerine Bibliyografik Bir Tarama (Turhan Yusuf Günaydın), Eğitim/ 2007’de Eğitim (Ayşe Hümeyra Yılmaz), Musîki/ Türk Tasavvufî Müzik Kültürü ve Semah (Yrd. Doç. Dr. Murat Karabulut), Radyo Televizyon/ Görsel ve İşitsel Medyanın Gündemi (Mehmet Emin Genç), Folklor / Halk Kültürü Bağlamında Kültürel Turizm, Tarihî Evler ve Animasyon İlişkisi (Yrd. Doç. Dr. Murat Karabulut), Plastik Sanatlar/Geleneksel Türk Sanatları (Öğretim Görevlisi, Fatih Özkafa), Mizah/ Sizce ve Bizce Şöyledir Mizah (Erbay Kücet), Elektronik Yayıncılık (Aruz Vezninin Bilgisayarla Çözümlenmesinde İleri Aşamalar (Yrd. Doç. Dr.Atakan Kurt, Prof. Dr. Mehmet Kara, Prof. Dr. Cihan Okuyucu), Türkiye’de ve Dünyada Olaylar Kayıplar (İbrahim Ulvi Yavuz).(Türkiye Kültür ve Sanat Yıllığı, TYB Yayını, Ank. 2008)
İrtibat:
Etiketler:
tyb
29 Mayıs 2008 Perşembe
“Hayat Ağacı” dergisi
Türkiye’nin önemli şehir dergilerinden olan “Hayat Ağacı” 10. sayısına ulaşmış bulunuyor. “Sivas’ın şehir kültürü dergisi” sloganıyla çıkan ve her sayısında, Sivas eksenli bir kültür ziyafeti sunan Hayat Ağacı, 10. sayısında da okurlarına; kapağı, dosyaları ve fotoğraflarıyla âdeta bir şölen yaşatıyor. 10. sayıyı elinize aldığınızda, şehrin kar hâlini gösteren ve bir Sivas kışının sıcacık bir ânını yakalayan bir kapak karşılıyor sizi. Ve hepsi titizlikle hazırlanmış, çok değerli yazıları, resimleri ve grafikleri içeren sayfalar birbirini izliyor.
“İki Köprü Arasında Bin Yıllık Semt: Çayırağzı” başlıklı dosya, Sivas’ın bu en eski semtine; tarihi, kültürel ve aktuel bir bakış yöneltiyor. Bir Fotoğrafın Anatomisi köşesinde Halûk Çağdaş, 1934 yılına ait, Belediye Meclisi üyelerini toplu halde gösteren bir fotoğrafı teşrih masasına yatırıyor. Prof. Haşim Karpuz imzasını taşıyan “Anadolu Selçuklu Yapılarında Çift Başlı Kartal” adlı araştırma, değişik çift başlı kartal figürleriyle zenginleştirilmiş. Berat Demirci’nin, “Şe nin İki Gözü İki Çeşme” yazısı, âdeta Türkçe’nin ne kadar zarif bir dil olduğunu isbatlıyor. Tekin Şener imzasıyla yayınlanan, “Dr. Hilmi Çolakoğlu” yazısı, Sivas’ın yetiştirdiği bu önemli şahsiyeti, çok orijinal belge ve fotoğrafların eşliğinde tanıtıyor. A. Turan Alkan’ın, Talat Alkan fotoğraflarına yaptığı okumalardan oluşan, “Şehrin Kar Hali – 32” başlıklı dosya, en çok okunanlar listesinin başında. Yücel Mutlu’nun hazırladığı, “Dârûrreha Kütüphanesi” bu asırlık irfan yuvasına arşivden belgeler ışığında bakılıyor. Müfit Günay’ın “Kavak Yelleri” isimli denemesi ise, okuru 60’lı yıllara doğru nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor. Nostaljinin buram buram estiği dosyalar ard arda… Kadir Üredi’nin kaleminden, “Otuz İki Kısım Tekmili Birden, Sivas’ın Sinemalı Günleri” ve onu tamamlayan, “Bir Sinema Emekçisi Recep Karslı” röportajı. Siyah beyaz günlerin Sivas’ta nasıl yaşandığı anlatılıyor ve sanki tekrar yaşanıyor bu dosyalarda. “Sivas’tan Yükselen Güneş Mevlana Şemseddin- i Sivasî” ve “Hepimizin Pir Sultan’ı” başlıklı dosyalar, dikkatleri Sivas’tan ses veren bu yüce kişilere yöneltiyor. 10. sayıda bunların dışında Müjgân Üçer, Yener Okatan, Hüseyin Kaya, Mustafa Birinci’nin de değerli yazıları yer alıyor.
“Hayat Ağacı” dergisinin 10. sayısı burada anlatılanlardan daha fazlasını içeriyor. Sayfalarını çevirmeye başladığınız da, “bir şehrin kültürü”; insanıyla, geleneğiyle, sanatıyla, sözüyle önünüze seriliyor.
Bilgi ve irtibat:
Tel : 0346- 223 53 56 / 223 22 11
Faks : 0346-223 32 12
E-mail : bilgi@hayatagacidergisi.com
Web : www.hayatagacidergisi.com
“İki Köprü Arasında Bin Yıllık Semt: Çayırağzı” başlıklı dosya, Sivas’ın bu en eski semtine; tarihi, kültürel ve aktuel bir bakış yöneltiyor. Bir Fotoğrafın Anatomisi köşesinde Halûk Çağdaş, 1934 yılına ait, Belediye Meclisi üyelerini toplu halde gösteren bir fotoğrafı teşrih masasına yatırıyor. Prof. Haşim Karpuz imzasını taşıyan “Anadolu Selçuklu Yapılarında Çift Başlı Kartal” adlı araştırma, değişik çift başlı kartal figürleriyle zenginleştirilmiş. Berat Demirci’nin, “Şe nin İki Gözü İki Çeşme” yazısı, âdeta Türkçe’nin ne kadar zarif bir dil olduğunu isbatlıyor. Tekin Şener imzasıyla yayınlanan, “Dr. Hilmi Çolakoğlu” yazısı, Sivas’ın yetiştirdiği bu önemli şahsiyeti, çok orijinal belge ve fotoğrafların eşliğinde tanıtıyor. A. Turan Alkan’ın, Talat Alkan fotoğraflarına yaptığı okumalardan oluşan, “Şehrin Kar Hali – 32” başlıklı dosya, en çok okunanlar listesinin başında. Yücel Mutlu’nun hazırladığı, “Dârûrreha Kütüphanesi” bu asırlık irfan yuvasına arşivden belgeler ışığında bakılıyor. Müfit Günay’ın “Kavak Yelleri” isimli denemesi ise, okuru 60’lı yıllara doğru nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor. Nostaljinin buram buram estiği dosyalar ard arda… Kadir Üredi’nin kaleminden, “Otuz İki Kısım Tekmili Birden, Sivas’ın Sinemalı Günleri” ve onu tamamlayan, “Bir Sinema Emekçisi Recep Karslı” röportajı. Siyah beyaz günlerin Sivas’ta nasıl yaşandığı anlatılıyor ve sanki tekrar yaşanıyor bu dosyalarda. “Sivas’tan Yükselen Güneş Mevlana Şemseddin- i Sivasî” ve “Hepimizin Pir Sultan’ı” başlıklı dosyalar, dikkatleri Sivas’tan ses veren bu yüce kişilere yöneltiyor. 10. sayıda bunların dışında Müjgân Üçer, Yener Okatan, Hüseyin Kaya, Mustafa Birinci’nin de değerli yazıları yer alıyor.
“Hayat Ağacı” dergisinin 10. sayısı burada anlatılanlardan daha fazlasını içeriyor. Sayfalarını çevirmeye başladığınız da, “bir şehrin kültürü”; insanıyla, geleneğiyle, sanatıyla, sözüyle önünüze seriliyor.
Bilgi ve irtibat:
Tel : 0346- 223 53 56 / 223 22 11
Faks : 0346-223 32 12
E-mail : bilgi@hayatagacidergisi.com
Web : www.hayatagacidergisi.com
Etiketler:
hayat ağacı
20 Mayıs 2008 Salı
Değirmen Dergisi 14. sayısı çıktı
Değirmen Dergisi 14. sayısı çıktı.
Bu sayımızda kapak konusu olarak halen gündemimizde olan ve çok daha uzun yıllar yer alacak olan “Kimlik” konusunu tartışmaya, anlamaya çalıştık.
Kimlik, konusunda
Haldun Günay, Türk Edebiyatı ve KimlikYusuf Yavuzyılmaz, Kimlik, Siyaset ve Moderniteİsmail Süphandağı, Aidiyetin İnşasıHasan Coşkun, Modernite ve KimlikHüseyin Yılmaz, Enformatik Kimliklerİlyas Sucu, Biz KimizRüstem Budak, Kimlik TanımlamalarıSebahattin Karakoç, Kimliksizliğin TarihiFahri Tuna, Resetlemek KimliklerimiziZekeriya Menak, Kimlikler Öldürücü Müdür?Abdülhamit Güneş, Kimlik, Önyargıve ÇatışmaEyüp Yıldırım, KimlikFatma Yazıcı, Onca Kimlik Diktası İçinde Kendince Bir Adam OlmakSıtkı Karadeniz, Popüler KültürSaid Coşar, Global Köyün Kimliksiziyazıları ile katkıda bulundular.Sinan Malkoç arkadaşımız Sosyolog Ümit Meriç ile “Kul olmak ile kimlik” ilişkisi çerçevesinde istifade edeceğiniz bir röportaj gerçekleştirdi.
Eğitimce dosyamızda Orhan Kemal Kocabaş Seçmeli Din Eğitimi’nin Türkiye’deki algısını yorumladı. Ali Öztürk ile eğitimde önemli problem olarak karşımıza çıkan Matematik Eğitimi üzerine bir röportaj yaptık.
Şiirleri ile
Mehmet Doğan, Gamamca MasallarıBedran Yoldaş, Asi Peri ve Ruh ÜşümesiSevil Kurallı, Uyansında BüyüsünYalçın Behçet Yeymek, Değirmenci BabaMuzaffer Tansu, AnkaraSinan Malkoç, Bütün MeseleMustafa Duran, Ağlarımile aramızdalar.
Kazım Koç, Demokratik GünahLeyla Yıldız, İdrakimize Vurulan Zincirleri Kırmakmakaleleri ile düşünce dünyamıza farklı ufuklar açacak yazılar yazdılar.
Hikayeleri ile
Ali Öztürk, İçimdeki Ödünç AdamlarMurat Taş, Bahar ile İboMurat Soyak, TesbihSeyfullah Akkurt, Aslında İyi Olan ÇocuklarEmel Çarkçı, Kayıpİle bizleri hayat içinde bir tefekküre çağırıyorlar.
Asiye Yücel, Şark OdasıFatih Bahtiyar, Don’t Foget PrayNida Merç, ŞikayetMehmet Duran, İğne Çuvaldız Muhabbetiİle denenen hayatı anlamaya çalıştıkları denemeleriyle aramızdalar.
25 yıldır çevirisi beklenen Ragıp El- İsfahani’nin “Müfredat” isimli önemli eserini Türkçeye kazandıran Yrd. Doç. Dr. Mehmet Yolcu ile kitap üzerine konuştuk.
Mehmet Doğan Değirmenden Mektuplar yazmaya devam ediyor.
Değerli birçok arkadaşımızın eserine derginin hacminden dolayı bu sayımızda yer veremedik. Önümüzdeki sayıda çalışmaları değerlendirilecektir. Tüm dostlara gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkür ederiz.
Dergilerin maddi anlamda zorluklarını çoğumuz biliyoruz. Bu noktada dergimizin devamı için maddi anlamda desteklerinizi talep ediyoruz. Yıllık Abonelik bedeli 10 Ytl’dir. Abonelik bedellerini Rüstem Budak adına Adapazarı Yapı Kredi Bankası Merkez şubesi 71263082 ve posta çeki 533 94 08 no lu hesaba yatırmalıdırlar. Iletişim telefon: 0505 647 03 25.
Türkiye’de okuyan- düşünen- yazan; fikir işçisi arkadaşlarla tanışmak istiyoruz. Her arkadaşımızın da bu tanışıklığa vesile olmasını bekliyoruz.
Değirmen Dergisi 15. sayı kapak konusu TEKNOLOJİ’dir. Bu çerçevede Teknoloji- İnsan İlişkisi, Teknolojiye bakış açımız, Teknoloji Düşman Mı, Dost mu? Gibi bir çok farklı bakış açısı ile değerlendirilebilir. Yazıların son gönderme tarihi 25 Haziran 2008 tarihidir. Katkılarınızı bekliyoruz.
Yeni sayıda buluşmak üzere; Tüm dostlara selam olsun…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)